Scroll to top
© 2019, Maya Burcum
Paylaş

Maya Astrolojisi Nedir?

Maya Astrolojisinin Temelleri

Şamanik ruhanilik Maya kültürünün özüdür. Mayaların değerli miraslarından biri takvim sistemleridir. Birden fazla Maya takvimi vardır, bunların en ünlüsü Mayalar tarafından değil de arkeologlar tarafından 21 Aralık 2012’de sona ereceği düşünülen Maya Uzun Sayım Takvimidir. Bu tarih, kitleler tarafından ne yazık ki bir kıyamet günü olarak yorumlanmış sonrasında ise Mayaların doğru olmayan bir kehaneti olarak görülmüştür. Bununla birlikte, ne Maya ruhani liderleri, ne de gün bekçileri böyle bir felaket veya kıyametten bahsetmemişlerdir. Uzun Sayım basit bir hesapla yaklaşık 5125 yıla denk gelen 13 baktunluk bir döngünün sona ermesi ve yeni bir başlangıcı gösterir. Uzun Sayım için bu kısa girişi yapmakla yetindik, çünkü konunun derinliği bu sitenin çervçevesinin dışına taşacak kadar büyüktür.

Tzolk’in (veya Cholq’ij), Orta Amerika’da yaşayan Maya uygarlığının hem seremoni günlerini seçtikleri, hem de bireysel rehberlik için kıllandıkları bir takvim sistemidir. Uzun Sayım takviminden farklı olarak sona ermeyen 260 günlük bir döngüden oluşur. Uzun Sayım ( ya da daha geniş anlamda tun sistemi) evrensel değişimler ve tahminlere dairken, Tzolk’in bireylere basit ama derin bir ruhani rehberlik sunar. Buradaki adıyla Maya Astrolojisi dediğimiz Maya burç sistemi, gezegenler veya yıldızlara değil Tzolk’in’e dayanır ve aslında içinizdeki ruhani zamana ışık tutar.

Klasik astrolojiden farkları nelerdir?

  • Çok daha basit bir sistemdir ve kolaylıkla kendi astrologunuz olabilirsiniz.
  • Basit olmakla beraber çok derindir. “Her insan bir âlemdir” mesajını verir.
  • Ruhsal evriminize odaklanmanızı sağlar.

Tzolk’in

Yukatek dilinde Tzolk’in veya Kiçe dilinde Cholq’ij, her günü benzersiz bir enerji kombinasyonuna sahip 260 günlük döngüden oluşur. Bu günler, Maya Gün Bekçileri tarafından yaklaşık 2500 yıldır, hiç ara vermeden izlenmekte, kaydı tutulmakta ve özel seremoniler düzenlenerek onurlandırılmaktadır.

“Tzolk’in matematiksel olarak kusursuzdur; üzerinde hiçbir zaman değişiklik yapılmamış ve yapılmayacaktır. Onun keskinliği, asırlar boyu süren gözlemlere ve önemli maya astronomlarının, astrologlarının, matematikçilerinin ve bilge insanların çalışmalarının bir sonucudur. Mucize yaşamımızın içindeki amacı kavrayabilmemizi sağlayan eksiksiz bir araçtır.”

Don Pascual, Maya Bilgesi

Mayaların astronomik gözlemlere değil şamanik vecd hallerine dayanarak oluşturdukları Tzolk’in takvimi, evrenin ruhsal enerjilerinin akışını açıklar. Bu yönüyle de maddesel olan diğer tüm takvimlerden ve astrolojik sistemlerden ayrılır. Gezegenimizdeki birçok ruhsal öğretide maddenin ruhdan önce geldiği öğretilir. İncil’de “önce ışık vardı” ifadesi varken, İslam Tasavvufuna göre ruhumuz bedenlerimize Yaradan tarafından üflenmiştir. Maya mitlerinde çoğu kez ruhun maddeye yaşam verdiğini duyarız. Eğer ruh maddeden önce geliyorsa ruhsal evrimi doğru biçimde açıklamak için maddesel takvimler kullanmak yeterli olabilir mi? Maddesel bedenlerin dönüşlerine (Ay, Güneş, gezenler) dayalı sistemleri takip ederek ruhsal akışımızın doğasını ne derecede yakalayabiliriz? Elbette yıldızların ve gezegenlerin de kendilerine ait bir ruha sahip olduğunu öne sürebiliriz ama yine de Tzolkin’de zaman birimleri, gizemleri basitliklerinde gizli ama doğruluk payları yüksek, tamamıyla metafizik döngülere dayanır. Maya takviminin bize sunduğu rehberlik ruhsal evrime dair bir rehberliktir.

Uinal

Tzolkin’de 20 günlük “uinal (vinal)” isimli bir döngü boyunca her gün başka bir tanrı/ilah (burç) tarafından yönetilir. Maya dilinde “Nahual” ismi verilen bu burçlara göre her gün ruhsal evreni etkileyen başka bir titreşim vardır. Hiçbir 20 günlük döngü Dünya üzerinde astronomik bir döngü olarak izlenemeyeceğinden Uinal fiziki bir temele dayandığını söyleyemeyiz.

Maya gün bekçileri asırlar boyunca biriken deneyimlerine dayanarak, doğduğumuz günün yaşam amacımızı destekleyecek en uygun gün olduğunu açıklamışlardır. Buna göre yaşam planımıza en uygun olan günde doğduğumuzu söylüyorlar. Bu yüksek benliğimizle doğmadan önce aldığımız bir karara dayanıyor. Dolayısıyla hangi günde doğduğumuzu anlamamız ve bu doğduğumuz günün enerjilerinin bizi nasıl etkilediğini fark etmemiz bu hayatta nasıl bir yaşam amacımız olduğunu idrak etmemize yardımcı oluyor.

“Mayalar binlerce yıl boyunca sosyal örgütlenmelerin en dengeli şekillerinden biri olan teokrasi ile yönetildiler. Bu süre boyunca, tüm bu yönetim ve buyruklar kutsal Tzolkin takvimine göre yaşandı: toplumdaki her birey rollerini doğumlar esnasındaki enerji ve işaretlerine göre üstlendi. Böylece karmaşa engellendi ve Mayalara kendi yeteneklerine göre gelişebilme imkânı tanınmış oldu, çünkü herkes yapması gerektiği şeyi yapıyordu.” (Carlos Barrios, Kader Kitabı, sayfa 70)

Şekil 1. 20 burçtan oluşan Uinal döngüsü

20 burç sırasıyla:

  1. Timsah
  2. Rüzgar
  3. Gece
  4. Tohum
  5. Yılan
  6. Ölüm
  7. Geyik
  8. Tavşan
  9. Su
  10. Köpek

11. Maymun
12. Yol
13. Kamış
14. Jaguar
15. Kartal
16. Baykuş
17. Toprak
18. Bıçak
19. Fırtına
20. Işık

Yukatan Maya sistemine göre, ilk burç İmiş (Timsah), 20. burç ise Ahau’dur (Işık). Burçların sırası değişmese de Kiçe Mayalarına göre ilk burç B’atz (Maymun), son burç ise Tz’i’dir (Köpek).

Trekana

Bir de 13 günlük “Trekana (tirekana)” isimli bir döngü daha vardır ve burada da yine her bir günün kendine has bir titreşimi vardır. Bunlara 13 ton adını veririz, müzikal anlamda kullanılan ton bizim için iyi bir benzetme olacaktır. 13 Mayalara göre ilahi planın sayısıdır. Bizde bu 13 tondan birinde doğduğumuza göre ilahi plan ile aramızda ki ilişkiyi bu tona bakarak anlayabiliriz. Mayalar 13 sayısını, bu sayıya mal edilen batıl inançların tersine ilahi olarak kabul ederler. Yine de, İsa ve 12 havarisini düşünün, İsa ile birlikte toplam sayı 13. Yemek masasında 13 kişinin olmaması gerektiği batıl inancı, uğursuz Son Akşam Yemeği’nden kaynaklanır. Bununla birlikte, yaygın kollektif düşünceden yola çıkar ve ilerlerseniz burada da 13 sembolojisini yani Tanrısal ilhamın etkisinde, tanrının iradesini göstermeye ve insanlığın kaderini değiştirmeye çalışan 13 kişiyi görürsünüz.

Doğduğumuz ton bizim büyük resimde nerede durduğumuza dair bir ayna tutar. İlahi plandaki rolümüzü anlamamızı sağlar. 20 burçtan hangisinde doğduğumuzu yüksek benliğimizle kendimiz seçiyoruz ve buna bireysel yaşam amacı diyebiliriz. 13 tondan hangisinde doğduğumuzu ise biz seçmiyoruz, bu daha çok bize verilen bir görev gibidir. Tasavvufta ki Cüz-i İrade ve Külli İrade ilişkisini biliyorsanız ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Şekil 2. 13 Tondan (sayıdan) oluşan Trekana döngüsü

Bu iki döngü, iki çark gibi (bkz. şekil 3) birbiriyle ilişki halindedir yani her günün bir burcu bir de tonu vardır. Örneğin 8 Oc, 11 Muluc, 2 Ik gibi. Toplamda ise 20 x 13 = 260 farklı kombinasyon vardır.

Şekil 3. Trekana ve Uinal çarkları

Biz bu 260 farklı kombinasyondan birinde doğarız (bkz. şekil 4). Bu da bizim karakterimiz veya yaşam yolumuz üzerinde biricik bir etkinin olduğunu gösterir.

Şekil 4. Tzolkin’in 260 günü

Hunab-ku, Yaşam Ağacı ve Holografik Evrenler

Maya Evrenbiliminde Hunab-ku isimli sembol çok önemli bir yer tutar ve bu sembol Maya burç sistemi ile rehberlik yapmada bizi temel bir anlayışa götürür. Dört temel yön ve dört ara yön olmak üzere sekiz yöne yayılan bu sembol aynı zamanda Taoizm’in Yin ve Yang sembolünü de andırır. Dişi-erkek veya aydınlık-karanlık kutupluluğunu içeren bir semboldür Hunab-ku. Ancak bir pratik bir anlayışa ulaşmak için temelde onun dört yönlü olma özelliğine odaklanacağız. Dört yönü sembolize eden yaşam ağaçlarını farklı kadim kültürlerde görmek mümkündür ve sadece Hıristiyanlığa atfedilemeyecek olan Haç ve Hitlerden çok öncesinden bir Hindistan’da bilinen Svastika bunlardan bazılarıdır.

Tek Tanrı anlamına gelen Hunab-ku başka bir deyişle Evrensel Yaşam Ağacıdır. Evrenin merkezinde olduğuna inanılan Hunab-ku veya evrensel yaşam ağacı, bilincin ve her şeyin kaynağı olarak görülür. Son yıllardaki bilimsel çalışmalar evrenin bir ekseni olabileceği kanısını güçlendirmiştir. Diğer birtakım bilimsel araştırmalar ise evrenin Holografik bir yapıda olduğu yönündedir. Yani büyük birimlerde nasılsa küçük birimlerde de öyledir. Benoit Mandelbrot tarafından geliştirilmiş Fraktal Geometri buna dayanır. Hermetik bir prensip olan “yukarıda nasılsa aşağıda da öyledir” ifadesi aynı görüşü desteklemektedir. Mayaların evrenbilimi de aynı prensibe dayanmaktadır.

Şekil 5.  Hunab-Ku

Yani Evrensel Yaşam Ağacı olan Hunab-Ku koskocaman evrenimizin içinde ufacık kalan galaksimizde de kendini göstermektedir. Bunu Galaktik Yaşam Ağacı olarak isimlendirebiliriz. Galaksimiz de bir disk gibidir ve dört yöne yayılmaktadır.

Şekil 6. Galaktik Yaşam Ağacı

Aynı şekilde galaksimizin içinde ufacık kalan gezegenimizin de bir Hunab-ku, yani Yaşam Ağacı vardır. Maya duvar kabartmalarında çok çeşitli şekillerde resmedilen Dünya Ağacı bu kabartmaların hepsinde dört yöne yayılmaktadır.

Şekil 7. Dünya Ağacı

Ve yukarıda nasılsa aşağıda da öyledir prensibine uygun olarak bir alt boyutta her insanında bir Yaşam Ağacı olduğunu söyleyebiliriz. Bu yaşam ağacı Tzolkin adı verilen Maya takvimindeki burçlardan oluşur ve dört yöne ilaveten bir de merkezi yön olarak öz burç yer almaktadır.

Şekil 8. Örnek Bir Yaşam Ağacı

Maya Burçlarına göre Dört Yön, uyumluluklar ve ilişkiler üzerine bu sayfadan daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

powered by proof factor - increase conversions with social proof notifications